Kadında infertilite nedenleri

KISIRLIK (İNFERTİLİTE)
Kısırlık (infertilite) nedir?
İnfertilite yani kısırlık 1 yıl boyunca korunmadan, yeterli sayıda düzenli cinsel ilişkide bulunulmasına rağmen gebelik oluşmamasıdır.
Evli çiftlerin %10-15’inde infertilite görülür. İnfertiliteyi primer ve sekonder infertilite diye ikiye ayırabiliriz. Hiç çocuk sahibi olmayanlara primer infertil, daha önce hanile kalabilmiş  fakat şu an hamile kalamayanlara sekonder infertil denir.

Fekundabilite: Bir adet dönemi yani menstruel siklus içerisinde gebelik elde edebilme ihtimalidir ve bu da normal çiftlerde %20-25’tir
Fekundite: Bir adet dönemi içerisinde canlı doğum elde etme ihtimalidir.

Bütün çiftler ele alındığında hepsinin de ilk adet döneminde gebe kalması imkansızdır, gebelik oluşabilmesi için belli bir süre geçmesi gerekir. Gebelik istemi olan çiftlerin 3 ay sonunda ancak %57’sinde gebelik oluşur. 6 ay sonunda %72’sinde gebelik oluşur. 1 yıl sonunda %85’inde gebelik oluşur. 2 yıl sonunda %93’ünde gebelik oluşur.

İnfertil çiftlerin yaklaşık % 30-40’ında erkek, % 40-50’sinde kadında problem saptanır. Bazı çiftlerin her ikisinde birden sorun bulunur. % 10-15 çiftte ise ne kadında ne de erkekte neden bulunamaz. Hiçbir neden bulunamayan duruma açıklanamayan infertilite denir. Bu yüzden infertil çiftler mutlaka birlikte araştırılmalıdır, sadece kadının ya da sadece erkeğin araştırılması yeterli değildir. Çiftlerden birisinde bir sorun bulunsa bile aynı anda diğerinde de sorun olabilir.

Yaş ilerledikçe hamilelik oluşma şansı azalır. Yaşın ilerlemesi tüp bebek başarısını da azaltmaktadır. Ayrıca ileri yaşta hamile kalanlarda düşük yapma şansı daha yüksektir.

Kadında infertilite nedenleri:
– Ovulasyon (yumurtlama) bozuklukları % 40
– Tüplere ve karındaki yapışıklıklara bağlı nedenler % 40
– Endometriozis % 5-15,
– Nedeni izah edilemeyen (açıklanamayan) infertilite % 5-15
– Diğer nedenler % 5 (Örn: Endometrial osssifikasyon)

Erkekte infertilite nedenleri:
– Nedeni açıklanamayan grup % 30
– Varikosel % 15
– Endokrin hipogonadism % 9
– Subklinik enfeksiyonlar % 8
– İnmemiş testis %8
– Ereksiyon (sertleşme) sorunu ve hipospadias % 6
– İmmünolojik nedenler % 5
– Sistemik hastalıklar % 3
– Obstrüktif (tıkanıklık) patolojiler % 2
– Diğer nedenler % 13

Kadın yaşı kadının over (yumutalık) rezervini yani doğurganlık

KADININ YAŞI VE KISIRLIK (İNFERTİLİTE) ARASINDAKİ İLİŞKİ
Kadın yaşı kadının over (yumutalık) rezervini yani doğurganlık kapasitesini belirleyen en önemli faktördür. Erkeklerde bunun tersine ileri yaş kısırlık ile çok ilgili değildir, 65-70 yaşlarında bile erkekler çocuk sahibi olabilmektedir. Kadında ise yaşın ilerlemesi ile çocuk sahibi olma şansı arasında belirgin bir ilşki vardır. Özellikle günümüzde kadınların sıklıkla çalışma, iş koşulları ve eğitim, akademik kariyer gibi nedenlerle evlilik ve bebek sahibi olma planlarını daha ileri yaşlara kaydırmaları bu konunun önemini arttırmıştır. Yaş ve hamilelik arasındaki ilşkiyi iyi bilen kadınlar bu planları için daha uygun zamanlama yapmaktadırlar. Kadınlarda 35 yaşından sonra over (yumurtalık) rezervi azalmaya başlar (30-35 yaş arasında çok hafif azalma izlenir), bu nedenle hamile kalma şansları azalmaya başlar. 40 yaşından sonra bu azalma daha da artarak hızlanır ve 50’li yaşlarda yani menopozda tamamen sıfırlanır, hatta 45 yaşından sonra çok nadirdir.

Normalde genç evli çiftlerde (kadın 35 yaşından gençse) 1 ayda gebelik oluşma ihtimali %20-25 civarındadır. Bu çiftlerde 6 ay sonunda %72 ihtimalle gebelik oluşur. 1 yıl düzenli ilişki sonunda %85 ihtimalle gebelik oluşacaktır. 1 yıl sonunda gebelik oluşmayan %15 çift ise kısırlık (infertilite) problemi ile karşı karşıyadır ve bunun sebebi araştırılarak tedavisi planlanır. Genç yaşlarda 1 ayda %20-25 olan gebelik oluşma şansı 40 yaşından sonra yaklaşık 1 ayda %5’lere düşer. Aynı durum tedavi ile gerçekleşen gebelikler ve tüp bebek uygulamaları için de geçerlidir. Yaş ilerledikçe tedavi ve tüp bebek ile gebelik elde edilme şansı azalır ve gebelik elde edilse dahi düşük ile sonlanma şansı artar. Örneğin 35 yaşından önce uygulanan tüp bebeklerde 1 uygulamada gebelik elde etme şansı %40 civarlarında iken bu oran yaşla birlikte azalır ve 40 yaşından sonra %10 civarlarına kadar düşer , 44 yaşında %3 kadar düşük olur. 40 yaşından sonra kendiliğinden veya tedavi ile elde edilem gebeliklerde düşük oranı da çok artmaktadır, bu gebeliklerin neredeyse yarıya yakınında (%30-50) düşük ile sonlanma riski vardır.

Burada yaş ile artan hamile kalamama oranı öncelikle overler (yumurtalıklar) ile ilgilidir. Rahim (uterus) ile çok ilgili bir problem değildir. Bunu en güzel açıklayan örnek ileri yaştaki kadının rahmine genç bir kadından alınan yumurtalar transfer edildiğinde genç bir kadındaki oranlara yakın gebelik elde edilmektedir, hamilelik oluşma oranı düşmemektedir. Yaş ilerledikçe yumurtalıklarda bulunan yumurta sayısı azalmaktadır ve yumurtaların kalitesi düşmektedir.

Yukarıda anlatılan nedenlerden dolayı evlenme ve hamilelik planları çok ileri yaşlara bırakılmamalıdır. İleri yaşlarda kısırlık tedavisi ve tüp bebek gerekme ihtimali artmaktadır hatta over rezervi çok kötü olan hastalarda bu tedaviler ve tüp bebek uygulaması da fayda etmemektedir. Bu durumda tek çare yumurta bağışı (oosit donasyonu) ile hastaya genç bir kadından alınan yumurtanın transfer edilmesidir ancak bu işlem ülkemizde yasal olmadığı için uygulanmamaktadır.

Rahim veya yumurtalıklarla ilgili ameliyatlar

KADINDA KISIRLIK (İNFERTİLİTE) NEDENLERİ
Kadında hamile kalamama sebepleri nelerdir? Hangi hastalıklar ve patolojiler kısırlığa sebep olabilir? Gebe kalma şansını azaltan faktörler nedir?
Kısırlığa neden olan durumlar erkekte ve kadında eşit olarak saptanmaktadır bu nedenle kısırlık durumunda kadın ve erkeğin birlikte değerlendirilerek sebebin araştırılması gerekir.

Kadında başlıca kısırlık (infertilite) sebepleri:
– Yumurtlama (ovulasyon) düzensizlikleri
– Tüplerin kapalı olması
– Endometriozis
– Hiperprolaktinemi (Süt hormonu yüksekliği)
– Troid hormon bozuklukları (guatr, hipotroidi, hipertroidi)
– Rahimde bulunan patolojiler (Endometrial ossifikasyon)
– Antisperm antikorlar
– Rahim ve yumurtalıklarla ilgili geçirilen ameliyatlar
– Genital organlarla ilgili geçirilmiş enfeksiyonlar
– İleri yaşa bağlı over rezerv azalması
– Rahim ağzına bağlı nedenler, servikal faktör. (Tek başına bir neden olarak görülmez genellikle)
– Çiftlerin %10-15 kadarında kısırlık (infertilite) olmasına rağmen herhangi bir sebep bulunamaz.

İnfertilite konusunda etkili diğer faktörler:
– Sigara
– Obezite (Şişmanlık)
– Servikal stenoz (rahim ağzının kapalı olması)
– Vajinismus
– Düzenli ve doğru cinsel ilişki olmaması
– Rahim içerisinde yapışıklıklar olması (Asherman sendromu)
– Luteal faz yetmezliği
– Erken menopoz, erken over yetmezliği
– Kemoterapi ve radyoterapi almış olmak

Yumurtlama düzensizlikleri (ovulasyon olmaması, anovulasyon):
Kadında kısırlık nedenleri arasında en sık görülenlerden birisidir. Yumurtlamanın her ay düzenli şekilde olması hamilelik şansını arttıran önemli bir faktördür. Yumurtlama olmayan bir adet ayında hamilelik oluşması imkansızdır. İnfertilite sebebi olarak yumurtlama düzensizliği tespit edilen hastalarda tedavi olarak sıklıkla yumurtlama sağlayıcı haplar veya hormon ilaçları (halk arasında iğne tedavisi) verilir. Adetleri düzenli olan kadınlarda genellikle yumurtlamanın düzenli olduğu bilinir. Adetleri düzensiz olan, seyrek olan veya polikistik ober sendromu tanısı konulmuş olan kadınlarda yumurtlama varlığını saptamak için ultrasonografi ve kan tahlili (progesteron) gibi araştırmalar yapılır. Yumurtlama problemleri hakkında detaylı bilgi >>

Tüplerin (kanalların) kapalı olması:
Her iki tüpün kapalı (tıkalı) olması durumunda yumurtanın tüpten geçeren sperm ile buluşması ve hamilelik meydana gelmesi imkansızdır. Tek bir taraftdaki tüp kapalı ise hamilelik meydana gelebilir. Tüpler önceden geçirilmiş bazı enfeksiyonlara bağlı (PID), endometriozise bağlı, karın ieçrisindeki ameliyatlara bağlı kapanabilirler. Tüplerin kapalı olduğunu araştırmak için rahim filmi (HSG) çekilir. Rahim filminde kapalı görülen tüplerin durumundan emin olmak için genellikle laparoskopi yapılır. rahim filminde kapalı görülen tüpler laparoskoi sırasında açık olarak tespit edilebilirler. Laparoskopi de tüp içerisine mavi boyalı bir sıvı verilerek açık olup olmadığı kontrol edilir. Her iki tüpün kapalı olduğu tespit edilirse tüp bebek uygulanması gerekir.

Endometriozis:
Endometriozis hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Endometriozis karın içerisinde ve tüplerde yapışıklıklar oluşturarak (ve hatta yapışıklık olmadan da bazı lokal faktörlerle) hamilelik oluşmasına engel olabilir.

Hiperprolaktinemi (Süt hormonu yükselmesi):
Yumurtlama düzensizliğine ve kısırlığa neden olabilen bir durumdur. Prolaktin (PRL) hormonu beyinde hipofizden salgılanır. Eğer hipofizde ameliyat gerektirecek kadar büyük bir adenom (tümör) yoksa prolaktin seviyesini düşürmek için ilaç tedavisi uygulanır. Troid hormonlarındaki anormallikler de prolaktin artışına neden olabilmektedir. Prolaktin yüksekliği hakkıda detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Rahimde bulunan patolojiler:
Rahim içerisinde doğuştan bulunan (perde – septum gibi) veya sonradan gelişen (miyom, polip) gibi patolojiler kısırlığa neden olabilirler. Bunlar her zaman kısırlığa neden olmazlar bu nedenle bir myom veya polip saptanması kısırlığın nedeni olduğunu göstermez her zaman. Miyomlar ancak rahim iç kavitesinde ve büyük olduklarında kısırlık nedeni olarak düşünülürler. Küçük poliplerde kısırlık nedeni olarak düşünülmezler. Bu tür patolojilerin tedavisi için genellikle histeroskopi yöntemi ile ameliyat gerekir.

Rahim veya yumurtalıklarla ilgili ameliyatlar:
Rahim ile ilgili myom alınması veya benzeri bir ameliyat nadiren rahim içerisinde yapışıklığa neden olabilir ve kısırlığa neden olabilir. Yumurtalıklardan birisinin ameliyatla alması hormon seviyelerinin kötüleşmesine ve bu nedenle hamile kalmanın zorlaşmasına neden olabilir. İki yumurtalığın alınması durumunda zaten hamilelik imkansızıdır.